Canlıların Sınıflandırılması - Arke ve Bakteriler Alemi

Canlıların Sınıflandırılması

 

Evrende birçok canlı vardır ve bilim insanlarının bunların her birini tek tek incelemesi mümkün değildir. Bu yüzden, canlılar sınıflara ayrılırlar. Canlıların belirli özellikleri göz önüne alınarak yapılan gruplandırmaya sınıflandırma veya biyosistematik denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına sistematik (taksonomi) denir. Canlılar temel olarak 6 grupta sınıflandırılır.

Arke Âlemi;

Arkeler

Arkeler, Arkea (Yunanca αρχαία, "eskiler" ?den türetme; tekil olarak Arkaeum, Arkaean, veya Arkaeon), veya Arkebakteriler, canli organizmalarin bir ana bölümüdür.

Yabanci literatürde bu gruptaki canlilar Archaea veya Archaebacteria, grubun tek bir üyesi ise tekil olarak Archaeum, Archaean, veya Archaeon olarak adlandirilir

Arkeler, Ökaryotlar ve Bakteriler, üç-saha sisteminin (Ingilizce three domain system) temel gruplaridir. Bakteriler gibi arkaeler de çekirdegi olmayan tek hücreli canlilardir, yani prokaryotlardir (prokaryotlar alti-alemli siniflandirmada Monera olarak adlandirilirlar). Ilk tanimlanan arkaeler asiri ortamlarda bulunmus olmalarina ragmen sonradan hemen her habitatta raslanmislardir.
Habitatlar

Çogu arke, asiriseverdir (ekstremofil). Bazisi yüksek sicakliklarda, geyzerlerde veya deniz dibi sicak su kaynaklarinda olugu gibi, çogu zaman 100 °C?nin üstünde yasarlar. Digerleri çok soguk ortamlarda, veya asiri tuzlu, asit veya alkali ortamlarda bulunurlar. Buna karsin baska arkeler iliman sartlarda yasarlar (mezofil), bataklik, deniz suyu, toprak ve atik sularda bulunmuslardir. Çogu metanojenik bakteri gevis getiren hayvanlarin, insanlarin ve termitlerin sindirim sisteminde bulunur. Arkeler genelde diger organizmalar için zararsizdir ve hastalik etmeni olarak bilineni yoktur.

Arkeler tercih ettikleri habitatlarina göre üç gruba ayrilirlar. Bunlar tuzsevenler (halofiller), metanojenler ve isisevenlerdir (termofiller). Halofiller asiri tuzlu ortamlarda yasar. Metanojenler anaerobik ortamda yasarlar ve metan üretirler. Bunlar tortu tabakalarinda ve hayvanlarin bagirsaklarinda bulunurlar. Termofiller sicak su kaynaklari gibi yüksek sicaklikli yerlerde yasarlar. Bu gruplar mutlaka moleküler genetik yöntemlerle belirlenmis filojenilere uymayabilirler, tüm arkeleri kapsamayabilirler ve birbirlerini dislamayabilirler. Gene de, daha ayrintili çalismalara baslangiç olarak faydali sayilirlar.

Sekil

Arke hücrelerin çaplari 0.1 μm ila 15 μm?nin üstü arasinda degisir. Bazilari öbeklesir veya 200 μm?ye varan iplikçikler olusturabilir. Çok çesitli sekillere sahip olabilirler, küresel, çubuk, spiral, yumrulu, yassi kare sekilli veya dikdörtgen olabilirler.

Metabolizma

Metabolizmalari çok çesitlidir. Halobakteriler ATP üretmek için isik kullanirlar. Ama baska gruplar gibi, elektron tasima zinciri kullanarak fotosentez yapan bir arkae yoktur.

Evrim ve siniflandirma

Arkeler rRNA filojenetik agaçlarina göre iki ana gruba ayrilirlar, Euryarchaeota ve Crenarchaeota. Ancak yakin yillarda bu iki gruba ait olmayan bazi baska türler de kesfedilmistir.

Woese, arke, bakteri ve ökaryotlarin ortak bir atadan (progenot) türemis farkli evrimsel sülaleler oldugunu öne sürmüstür. Yunanca archae veya ?eski? anlaminda Arke isminin seçiminin arkasinda bu hipotez yatmaktadir. Daha sonra bu gruplari, her biri bir çok âlem içeren, bölge (domain) veya üst-âlem olarak tanimlamistir. Bu gruplandirma sistemi çok popüler olmus, ancak progenot fikri genel destek görmemektedir. Bazi biyologlar arkaebakteri ve ökaryotlarin özellesmis öbakterilerden türedigini öne sürmüslerdir.

Arkea ve Ökarya arasindaki iliski biyolojide önemli bir problem olarak sürmektedir. Yukarda belirtilen benzerlikler bir yana, birçok filogenetik agaç bu ikisini beraber gruplandirir. Bazilari ökaryotlari Crenarchaeota?lardan ziyade Euryarchaeota?lara yakin yerlestirir, hücre zari biyokimyasi aksini göstermesine ragmen. Thermatoga gibi bazi bakterilerde arke-benzeri genlerin kesfi aradaki iliskinin tanimlanmasini zorlastirmaktadir, çünkü yatay gen transferi olmus olmasi muhtemel görünmektedir. Bazilari ökaryotlarin bir arkeli ile bir öbakterinin kaynasmasiyla meydana geldigini öne sürmüslerdir, öyle ki birinci çekirdek, ikincisi ise sitoplazmayi olusturmustur. Bu hipotez genetik benzerlikleri açiklayabilmekte, ama hücre yapisini açiklamakta zorluklarla karsilasmaktadir.

Arkelerin bakterilerden farkliliklari rRNA gen dizinlerinin karsilistirilmasi sonucu ortaya çikmisti. Yukarida belirtilen problemlerin bazilari, gen dizinlerine tek basina bakmak yerine artik organizmalarin bütün genomlarinin karsilistirilmasi yoluyla çözülmeye çalisilmaktadir. 2006 Eylül ayi itibariyle 28 arke genom dizini tamamlanmis, 28?i ise kismen tamamlanmistir

 

Bakteriler Âlemi;

Bakteriler tek hücreli mikroorganizma grubudur. Tipik olarak birkaç mikrometre uzunluğunda olan bakterilerin çeşitli şekilleri vardır, kimi küresel, kimi spiral şekilli, kimi çubuksu olabilir. Yeryüzündeki her ortamda bakteriler mevcuttur. Toprakta, deniz suyunda, okyanusun derinliklerinde, yer kabuğunda, deride, hayvanların bağırsaklarında, asitli sıcak su kaynaklarında, radyoaktif atıklarda büyüyebilen tipleri vardır. Tipik olarak bir gram toprakta bulunan bakteri hücrelerinin sayısı 40 milyon, bir mililitre tatlı suda ise bir milyondur; toplu olarak dünyada beş nonilyon (5×1030) bakteri bulunmaktadır,bunlar dünyadan biyokütlenin çoğunu oluşturur. Bakteriler gıdaların geri dönüşümü için hayati bir öneme sahiptirler ve gıda döngülerindeki çoğu önemli adım, atmosferden azot fiksasyonu gibi, bakterilere bağlıdır. Ancak bu bakterilerin çoğu henüz tanımlanmamıştır ve bakteri şubelerinin sadece yaklaşık yarısı laboratuvarda kültürlenebilen türlere sahiptir.[4] Bakterilerin araştırıldığı bilim bakteriyolojidir, bu, mikrobiyolojinin bir dalıdır.

İnsan vücudunda bulunan bakteri sayısı, insan hücresi sayısının on katı kadardır, özellikle deride ve sindirim yolu içinde çok sayıda bakteri bulunur.[5] Bunların çok büyük bir çoğunluğu bağışıklık sisteminin koruyucu etkisisiyle zararsız kılınmış durumda olsalar, ayrıca bir kısmı da yararlı (probiyotik) olsalar da, bazıları patojen bakterilerdir ve enfeksiyöz hastalıklara neden olurlar; kolera, frengi, şarbon, cüzzam ve veba bu cins hastalıklara dahildir. En yaygın ölümcül bakteriyel hastalıklar solunum yolu enfeksiyonlarıdır, bunlardan verem tek başına yılda iki milyon kişi öldürür, bunların çoğu Sahra altı Afrika'da bulunur.[6] Kalkınmış ülkelerde bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve çeşitli hayvancılık faaliyetlerinde antibiyotikler kullanılır, bundan dolayı antibiyotik direnci yaygınlaşmaktadır. Endüstride bakteriler, atık su arıtması, peynir ve yoğurt üretimi, biyoteknoloji, antibiyotik ve diğer kimyasalların imalatında önemli rol oynarlar.[7]

Bir zamanlar bitkilerin Schizomycetes sınıfına ait sayılan bakteriler artık prokaryot olarak sınıflandırılırlar. ökaryotlardan farklı olarak bakteri hücreleri hücre çekirdeği içermez, membran kaplı organeller de ender olarak görülür. Gelenekesel olarak bakteri terimi tüm prokaryotları içermiş ancak, 1990'lı yıllarda yapılan keşiflerle prokaryotların iki farklı gruptan oluştuğu, bunların ortak bir atadan ayrı ayrı evrimleşmiş oldukları bulununca bilimsel sınıflandırma değişmiştir. Bu üst alemler Bacteria ve Archaea olarak adlandırılmıştır

Yorum Yaz